İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Faizsiz bir ekonomik düzen mümkün!

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1975 yılında yayınlanan “Milli Görüş” isimli kitabında faizi kaldırmanın mümkün olduğundan bahsederken faize alternatif olarak borsanın geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. İşte Erbakan’ın kaleme aldığı o satırlar:

Bu memleketin evlâtları olarak faiz kalkar mı sualini soymaktan dünyada daha acı bir hal yoktur. Çünkü bizim milletimiz Viyana’yı kuşatırken, İstanbul’u fethederken işlerini faizle görmüyordu. Tarihimizde faizin yaygınlaşması inhitat döneminde başlar. Faizle birlikte pahalılıktan, halsizlikten, işsizlikten bunalıp zorluklar içerisinde kalmaya başladık. Bu milletin evlâtları nasıl olur da faiz kalkar sorabiliyor. Faizsiz olur mu? diye sorusunu soruyor. Senin milletinde esasen faiz diye bir şey yoktu. Kendini bu kadar da mı unuttun.”

Bu esası açıkladıktan sonra şimdi işin teknik tarafını kısaca arz edeyim. Bugün Avrupa’daki fabrikalara, bankalara bir insan para yatırmak istedi mi faizli paraya mı para yatırmak istersiniz, yoksa hisse senedine mi? diye sorulur. Avrupa borsalarında hisse senetlerinin her gün bedelleri var. Siz derseniz ki ben falanca bankanın hisse senedine paramı yatırmak istiyorum o günkü değerinden siz hisse senedi alıyorsunuz. Ama bunlar hesapta böyle görülüyor. Üç gün sonra paranızı geri almak isterseniz hisse senedini o günkü fiyatla banka size hemen satıyor. Ve paranızı hemen geri veriyor. Bu esnada hisse senetleri her gün kıymetlendiği için bugün parasını bankaya hisse senedi olarak yatırıp üç gün sonra hisse senedini sattırıp geri alan insan faize yatırdığından daha çok üstelik hisse senedinin kârı dolayısıyla para kazanmış oluyor.

Bu sistemi yurdumuzda geliştirirsek, bankalar ortadan kalkmayacak. Paraları yine bankalar toplayacak. Ancak bu paralar faize verilmek üzere değil, yapılacak teşebbüslere kâr ortağı olarak iştirak etmek üzere kullanılacak. Bundan dolayı kârdan herkes hissesini alacak. Faizden de daha verimli olacak.

Anadolu’muzun içinde bulunduğu refah nedir? Onu da size bir manzarayla arz edeyim. Akşam olunca bu güzel yurtta, elektriksiz, susuz, yolsuz köylerimizde akşam olunca mum ışığının gölgesinde bir takım hanım kardeşlerimiz bir yaşında, üç yaşında yavrularıyla akşam sofrasında oturuyor. Yedikleri soğan, ekmektir. O hanım kardeşlerimizin, bir yaşında üç yaşında yavrularıyla sofraya otururken o küçük yavruların yüreklerinden ah ne olurdu, bir akşam da babacığımız bizimle sofraya otursaydı diye ağrılar, sızılar geçiyor. Neden? Çünkü evin efendisi Avrupa’ya işçi gitmiş, çoluğu çocuğu birbirinden ayrılmış. Bu bir evde değil bir milyon evde bir akşam değil, senelerden beri bu manzara cereyan ediyor. Bu manzaranın başlıca müsebbibi: Faize dayalı iktisat nizamıdır.

Biz vatandaşın alın terinin karşılığı yine kendisine, Anadolu’muzun geri kalmış bölgelerinin yoluna suyuna, elektriğine, köylerine kadar fabrikaların, atölyelerin yayılmasına vereceğiz. İşsizliği ortadan kaldırmak ve dengeli bir kalkınma temin etmek için faize dayanmayan bir iktisat nizamı kuracağız.”
Milli Görüş, Dergah Yayınları, Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir