İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“İslam coğrafyasının imarı için çalıştı”

Sabahattin Zaim Üniversitesi rektörü Mehmet Bulut, iş adamı Abdullah Tivnikli’nin vefatı sonrası Tivnikli hakkında bugünkü Yeni Şafak gazetesinde bir yazı yayınladı. İşte o yazı:

“İnsan maddi ve manevi ihtiyaçları olan varlıklar aleminin “eşref-i mahlukat”ı olarak yaratılmış bir varlıktır. İslam medeniyet ve tasavvurunun içinde bulunduğumuz ve iki asra yakın bir zaman tecrübe edilen modern batı merkezli medeniyetin gelişme ve kalkınma konusundaki temel farkı meseleye imar*irfan (aradaki işaret çarpma) odaklı olarak bakmasıdır. Son iki asırda tüm dünyayı etkisi altına almış batı merkezli gelişme ve kalkınma tasavvuru ise meseleye imar+irfan (aradaki işaret artı) olarak yaklaşmaktadır. İslamın meseleye bakışında “denge” önemli iken hakim modern batı merkezli yaklaşımda ise dengeden söz edilemez ve sadece maddi alandaki gelişme bile sonucu belirlemeye yetmektedir. İslam medeniyet merkezli gelişme ve kalkınma yaklaşımında manevi alanla maddi alanın birlikte geliştirilmesi ve insan ve toplumların ihtiyaçlarının kuşatıcı ve tutarlı bir bütünlük içinde değerlendirilmesi esastır. O nedenle günümüzdeki hakim batı medeniyetinin tüm etkisine rağmen “güzel müslüman” iş ve ticaret insanları meseleye farklı bakabilmekte ve bunu mensubu bulundukları İslam geleneği çerçeversinde uygulamaya da yansıtabilmektedir. Çünkü Onlar kısa günün karından ziyade çok daha uzun vadeli, ebedi hayatı dikkate alan bir kar ve yatırım peşinde olmaktadırlar.

ŞUURLU MÜSLÜMAN İŞ İNSANLARI

Sahih İslam geleneğinin bizlere kadar ulaşmasında “adil emir, sadık tüccar, muhlis ve muhsin ilim insanlarının” belirleyici etkisi olmuştur. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da bu özelliklere sahip idareci ve yöneticilere, iş ve ilim insanlarının öncü çalışmalarıyla ümmet doğru istikamette istikbale yürüyecektir. Bu üç sınıf arasındaki samimiyet, gayret, işbölümü ve işlerini “ashen-u amele” (yaptığı işi en güzel yapma) kıvamında gerçekleştirmeleri milletlerin ve İslam ümmetinin içinde bulunduğu durumda belirleyici olmuştur.

İlk günlerden günümüze kadar adaletli yönetici, sadık tüccar ve ilim-irfan ehli insanlarının İslamın yayılışında çok ama çok önemli hizmetleri olduğu erbabının malumlarıdır. Aşere-i mübeşşereden başlamak üzere üretim ve ticaretle meşgul olan elinin emeği ile geçinmenin ötesinde başta zekat vb mali yükünmlülükler olmak üzere maddi varlıklarıyla ilim, irfan ve hikmet yolunda müslümanlara ve insanlığa destek olan “şuurlu Müslüman iş insanları” nın hayati bir rol oynadığı bilinmektedir.

Mutlak hakikattir ki zamanı ve mekanı sadece Allah tarafından bilinen ömür sermayesi günü geldiğinde her fani için sona ermektedir. “Her nefis ölümü tadacaktır, sonra Bize döndürüleceksiniz” ilahi emrine uyarak tıpkı abisi Fahrettin Tivnikli’nin Aralık 2014’te 59 yaşında ebediyete göç ettiği gibi 6 Kasım 2018 de dar-ı bekaya göç etti ve gitti. Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı, Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi, İlim Yayma Vakfı Kurucusu, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı Yönetim Kurulu ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesiydi Abdullah Tivnikli. Bu fani dünyadan göç ederken aslolan kubbede hoş bir sada bırakmaktı. İki güzel adamdı Tivnikli kardeşler. İkisi de kubbede hoş sadalar bırakarak, nice hayırlı hizmetlere timzalar atarak ve emeller atarak gittiler bu fani diyardan ebedi istirahatgahlarına.

“Kıyamet gününde sadık tüccar ile benim durumum işaret parmağı ile orta parmağın durumu gibidir” buyuruyor Kainatın Efendisi Hz.Muhammed (SAS). Bu iki kardeş “sadık tüccarlar” sınıfına dahil olabilmek için iş ve ticaret hayatlarındaki titizlikleri yanında ilim ve irfan yolunda dünyanın dört bir tarafında bir çok insan ve müesseseye dokundukları gibi sayıları kendilerince malum bir çok cami, okul, medrese, yurt, düşünce kuruluşlarının ortaya çıkması ve gelişmesinde maddi manevi bir çok katkıları oldu.

İSLAM COĞRAFYASININ İMARI İÇİN ÇALIŞTI

Abdullah Tivnikli ülkesi ve İslam coğrafyasının imar ve irfanı için samimi gayret gösteren örneğine az rastlanan güzel bir iş adamıydı. Ülkemizin ve İslam dünyasının maddi ve manevi alanda kalkınması ve daha güzel bir noktaya gelmesi için ekonomik ve finans alanındaki öncü çalışmaları yanında vakıf, eğitim ve araştırma kurumlarının oluşumu ve gelişiminde önemli roller oynadı. Erenler halkasının izini sürerek Anadolu, Balkanlar, Kafkaslar, Karadeniz ve Afrika havzasına “maya”lar çaldı. Müslüman iş adamları maddi alanda destek yapar fakat Abdullah bey yaptığı maddi destekleri kadar bir ilim ve irfan insanı gibi hedef ve sonuç odaklı çalışmalara öncülük etti.

“El karda gönül yarda” anlayışını içselleştirmiş bir iş ve gönül insanıydı. Farklı kesimlerden insanların gönüllerine girdiği gibi farklı ülke ve coğrafyalardaki bir çok gönülde yer buldu. Başarı odaklı çalışmaları ve üstün gayretleriyle un üretiminden enerjiye, inşaattan uluslararası ticarete kadar iş hayatında başarılı projelere imza attı. Her kesimle kolay iletişim sağlayabilen ve her kesimden insanla hayırlı hizmetlerde işbirliğini hayata geçirebilen nadir özelliklere sahipti.

Başarı ve sonuç odaklı çalışan güzel bir insan ve belli prensipleri olan müslüman bir iş adamı olarak ülkesinin kalkınması için başta İslam ülkeleri olmak üzere yurt dışından Türkiye’ye sermaye ve yatırımcı getirmek için çok özel gayretleriyle önemli destekleri ve hizmetleri oldu.

Mensubu olduğu medeniyetin ve toplumun değerler sistemi ve dünya görüşüne göre iktisadi kalkınma ve büyümenin sağlanması için iş ve finans dünyasında İslam ekonomisi ve faizsiz finans modellerinin gelişmesi için öncü çalışmalara imza attı. Kuruluşundan itibaren Albarakatürk bünyesinde birçok kişinin yetişmesinde özverili çalışmaları oldu. Sonrasında Kuveytürk’ün kuruluşunda ortak olmak suretiyle bu alanda önemli sorumluluklar üstlendi. İslam ekonomisi ve finansı ile ilgili teorik ve uygulamaya dayalı projeleri her kademede, hem özel ve hem de kamuda gelişmesi için çok gayret gösterdi.

Devlet ve özel sektörün çeşitli kademelerindeki etkili ve yetkili kişileriyle görüşmelerinde her zaman sözün dolaşıp geldiği yer vakıf ve hayır hizmetleri ile “nitelikli insan” sayısının arttırılması olurdu. “Nitelikli üst düzey beyin gücü” yetiştirme bağlamında “İslam alimi” ve “müslüman ilim insanı” alanındaki boşluğun hızla kapatılması için bir çok kurum ve kuruluşun oluşması ve kurumsallaşmasında önemli öncülükleri ve destekleri oldu. ADAM, İSAR, SETA, Uluslararası GENÇ vb. gibi bir çok sivil toplum, düşünce ve araştırma kurumunun kurulması ve gelişiminde öncülük etti. En sonunda da yüksek öğretim alanında medeniyet coğrafyamızın öncülerini, en iyilerini yetiştirmesi için “Büyük Ülkenin Büyük Üniversitelerinden” biri olma yolunda olan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Mütevelli Heyetinde yer aldı.

ANAOKULUNDAN ÜNİVERSİTEYE KADAR DESTEK

Abdullah Tivnikli anaokulundan üniversiteye kadar eğitimin her kademesinde niteliğin arttırılmasına özel bir önem verdi. Özellikle İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) Mütevelli Heyet üyeliği döneminde ilim,irfan ve hikmet geleneğinin izini sürecek üst düzey beyinlerin sayısının arttırılması için fikri ve maddi her alanda son derece önemli öncülükleri ve destekleri oldu. Sürekli daha iyi ve daha kaliteli eğitim ve insandan söz etti ve bunun için sürekli fikirler üretti, yatırımlar yaptı ve yapılan yatırımlalara maddi ve manevi desteklerini günden güne ziyadeleştirdi.

İZÜ’nün hem ülkemiz ve hem de İslam dünyasının fen, sağlık, mühendislik ve özellikle de başta tarih, iktisat, psikoloij, siyaset ve uluslararası ilişkiler olmak üzere sosyal bilimler alanında medeniyet coğrafımızın geleceğini inşaa edecek öncü beyinlerini yetiştirmesi konusunda programlar, araştırma merkezleri ve projelerin hayata geçirilmesinde üstün gayretleri oldu. İZÜ de “İslam ve müslüman alim” lerin yetişmesine yönelik çalışmalar yanında İslam hukuku, ekonomisi ve finansı alanında lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının İngilizce, Türkçe ve Arapça olarak açılması, bu alanlarda Üniversitenin araştırma altyapısının geliştirilmesi ile ilgili önemli teşvik ve destekleri olduğu gibi bu alanda yeni hayata geçirmek üzere ekip ruhuyla hayata geçirilmesi konusunda kararlılığını ortaya koydu. Doğru bildiği ve inandığı meselerin arkasında nezaket, cesaret, feraset ve kararlılıkla durdu.
İş, eğitim, nitelikli insan yetiştirme konusundaki kararlı ve başarı odaklı yaklaşımı nezaket, zerafet ve tevazusuyla genç kuşaklar ve iş dünyası için iyi bir model ve bilinmesi, öğretilmesi gereken bir şahsiyet olarak belirgin hale geldi. Merhum Abisi gibi aldığı mühendislik eğitimiyle sosyal zekayı birleştiren, mütevazı ve her alanda kavrayış ve analitik yaklaşımlarıyla gerçekten ümmetin çok ihtiyaç duyduğu adamlardan biri olarak aramızdan ayrıldı Abdullah Tivnikli. Çok ihtiyacı hissedilecek bir adam olarak ayrıldı bu dünyadan. Rabbim yerini dolduracak adamları ziyadeleştirsin. Başta Tivnikli biraderler olmak üzere dar-ı bekaya göçmüş ve bu dünyada iken öncü çalışmalara imza atmış sadık tüccar, adil emir, muhlis ve muhsin ilim ve irfan ehline Rabbimden rahmet, yakınlarına, hayrul haleflerine ve tüm sevenlerine sabr-ı cemil ecri cezil lütfetmesini dilerim.”
Kaynak: Yeni Şafak

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir