İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tarım Kredi, katılım bankası kurmakta kararlı

Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) genel müdürü Fahrettin Poyraz, ürünü alırken de satarken de kredi kullanılıyor olması nedeniyle maliyetlerinin arttığını ifade ederek katılım bankası kurma konusunda kararlı olduklarını ifade ederek yakın zamanda fizibilite çalışmalarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunacaklarını ifade etti.

Tarım Kredi genel müdürü Fahrettin Poyraz, gübre üzerinden verdiği örnekle katılım bankası kurma konusundaki gerekçelerini sıralayarak şunları söyledi: “Tarım Kredi olarak gübre alımında özkaynaklarımız yeterli olmadığından finansman ihtiyacımız oluyor. Krediyle aldığımız gübreyi işletip çiftçiye satıyoruz. Satarken de çiftçi kredi kullanarak bize ödeme yapıyor. Çiftçi gübre ile üretim yapıyor. Bu ürünler alınırken de çiftçiye kredi kullanarak ödeme yapılıyor. Çiftçi aldığı ödemeyle bankaya ve bize olan borcunu ödüyor. Sonra da biz bankaya borcumuzu ödüyoruz. Bu işlemlerin her aşamasında finansman maliyetine katlanılıyor.”

“Tarım sektörü, katılım bankaları için yatırım fırsatı ama…”
Tarım sektörünün gerek karlılığı gerekse de fizibilite açısından katılım bankalarının yatırım yapması için bir fırsat olduğunu ifade eden Poyraz, “Fıstık ve badem işletmemizde katılım bankalarına bir model sunduk. Çiftçiden ürünü almak için 50 milyon TL siz koyun, 50 milyon TL de biz koyalım. Ürünü işleyip sattıktan sonra dönem sonunda giderleri düşüp karı paylaşalım dedik. Bu işe sermaye koymak isteyenler ile birlikte yol alabiliriz ancak biz de katılım bankası kurarak bu işi yapmak istiyoruz. Hazırladığımız fizibiliteyi yakında Cumhurbaşkanımıza sunacağız.” diye konuştu.

Ziraat Bankası neden kurulmuştu?
19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nda bankacılık sisteminin kurulması için yeterli sermaye birikimi oluşmamıştı ve bir kaynak oluşturma aracı olarak milli bankaların varlığından söz edilemiyordu. Bu durumdan en çok zarar gören kesim ise çalışan nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan çiftçilerdi. Çünkü tamamen kendi kaderine terkedilmiş tarım kesiminde, geçim sıkıntısı içinde bulunan büyük bir çiftçi topluluğu başvurabilecekleri kurumsal bir finansal yapı olmadığı için, sürekli olarak özel şahıs kredilerine muhtaç durumdaydı. Kredileri verenler, bu işi meslek edinmiş faizci kimselerin yanı sıra, tarım gereçlerini satan tüccar, toptancı, ihracatçı, komisyoncu, kabzımal ve köy bakkalı gibi çeşitli ticaret erbabı ve esnaflardı. Bu tür yüksek faizli özel şahıs kredilerine Tefeci veya Murabaha Kredileri denilmekteydi.

Ekonominin giderek kötüleştiği 1900’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğu önce Trablusgarp’ı sonra da Balkanlardaki topraklarını kaybetmiştir. Avrupa’da patlayıp tüm dünyayı saran büyük savaş 600 yıllık bir imparatorluğu sona yaklaştırmaktadır.

İşte o zor günlerde, 23 Mart 1916’da Ziraat Bankası için yeni bir yasa çıkarılır. Yasanın 1. maddesinde “Ziraat Bankası çiftçilere kolaylık sağlamak ve tarımın gelişmesine yardımcı olmak için kurulmuştur” denilmektedir. Ziraat Bankası bu amaçla tahvil çıkartabilecek, tarım işletmelerine ortak olabilecek, tohumluk, hayvan, tarım aletleri ve benzeri malzemeleri temin edip peşin ya da kredili olarak çiftçilere verebilecek, gereğinde satın aldığı toprakları çiftçilere dağıtabilecektir.

Mustafa Kemal Paşa’nın direktifiyle çıkarılan Mükellefiyet-i Ziraiye Nizamnamesi bankanın cephede savaşan çiftçi askerlerinin ailelerine yapacağı yardımların esaslarını belirlerken, gümrüklerdeki ziraat alet ve edevatıyla tohumlukların dağıtılması görevini de Ziraat Bankası’na vermiştir.

O yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok insan kaybına neden olan dönemin salgın hastalığı sıtmanın, bilinen en etkili ve tek ilacı “Kinin”in halka dağıtımı da Ziraat Bankası’nca yapılmıştır. Sıtma salgını 1924 yılında felaket boyutuna ulaştı. Köylüler, tarlalarını terk ederek oraklarını, harmanlarını, yüz üstü bıraktılar. Kasabalarda, şehirlerde fakir-zengin tüm halk bu hastalıktan etkilendi. Sıtmadan korunmakta ve sıtmalı hastaları tedavi etmekte kullanılan bir ilaç olan kinin, hükümet tarafından fakir halka dağıtılması için taşraya gönderilmeye başlandı. Yurt dışından alınan kininin ithalatı Sağlık Bakanlığı tarafından yapılırken, ithal edilen kininlerin dağıtımını Ziraat Bankası üzerine aldı. Kinin dağıtımı Ziraat Bankası şubelerince defter kaydı tutularak yapılmıştır. Ziraat Bankası çalışanları sınırlı olanaklarına rağmen üstlendikleri bu zor görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirebilmek için tüm Kurtuluş Savaşı boyunca ve sonrasında olağanüstü bir çaba harcamışlardır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir