İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye Finans’tan ilk çeyrekte 101 milyon TL kâr

2020 yılını %55 büyüme ile kapatan ve pazar payını %1.33 artıran Türkiye Finans Katılım Bankası, bu yılın ilk 3 ayında geçen yılın aynı dönemine göre aktif büyüklüğünü %5 artırarak 85.7 milyar liraya çıkarttı. Kullandırılan fonlardaki büyümesini bu çeyrekte de sürdürerek milli ekonomiye sağladığı desteği %4 artışla 49.8 milyar liraya ulaştıran Türkiye Finans, toplanan fonlarda ise bir önceki yılın ilk çeyreğine göre %8 artış sağlarken, toplanan fonlar kalemi 62.1 milyar lira olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin ilk 10 Bankası arasına girmeyi hedeflediklerini ifade eden bankanın genel müdürü Murat Akşam, ilk çeyrek verilerine ilişkin şunları söyledi:

”2020 yılı hepimiz için olağan dışı bir sene oldu. Pandemiyle birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hem ekonomik hem de toplumsal alanlarda zor günler yaşadık. 2021 yılında pandeminin etkileri devam ediyor olsa da, milli ekonomimizin ve sosyal yaşamımızın adım adım normale döneceğine inancımız tam.
Türkiye Finans olarak, 2021 yılının ilk çeyreği mevcut durumumuzu başarıyla koruduğumuz potansiyel vaat eden bir dönem oldu. İlk çeyrekte makroekonomiyi, farklı sektörleri ve bankacılık dünyasını yakından izlerken; sahada müşterilerimizin yanında olarak, onların yeni döneme dair beklentilerini, umutlarını ve endişelerini dinleme fırsatı bulduk. Dünya piyasalarındaki dalgalanmalar ve kurdaki hareketlilik ülke ekonomimizi etkilese de, Türkiye’nin ani değişimlere ve zor koşullara dirençli, sağlam bir ekonomiye sahip olduğunu hep birlikte gördük.
Bundan önce olduğu gibi, 2021’e de insan odağından ayrılmadan dijitalleşme adımlarımıza hız vererek başladık. Bu yılın ilk çeyreği itibarıyla uzaktan müşteri edinimi başta olmak üzere dijital bankacılık kanallarında çalışmalarımızı daha da ivmelendirdik. 1 Mayıs’ta hayata geçmesi beklenen uzaktan müşteri edinimi tüm sektörde olduğu gibi bizim için de heyecan verici bir süreç. Şubeye gitmeden, kurye beklemeden, ıslak imza gerektiren prosedürlere gerek kalmadan müşteri olmayı mümkün hale getiren bu gelişme, sektör için büyük bir potansiyel barındırıyor.
İlk çeyrekte, özellikle dijital bankacılık tarafında ortaya koyduğumuz öncü vizyonumuz ile tüm sektörün dikkatle izlediği kurum olmanın haklı gururunu yaşadık. Yer ve zamandan bağımsız sunduğumuz hizmetlerimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarını ihtiyacın doğduğu an, doğduğu yerde karşılamaya hazırız. “Türkiye Finanslı Olmanın Yeri Zamanı Yok” diyerek daha hızlı ve yaygın bir hizmet sunmak amacıyla yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, müşteri olma süresini ortalama 6-7 dakikaya indirdik. Bu alanda da mükemmel müşteri deneyimi hedefimizi koruyarak, inovasyon ve dijitalleşmedeki yetkinliklerimizle rekabetçi duruşumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz. Kuralları değiştiren gelişmelere ilk uyum sağlayan finans kurumu olarak, yeni dönemde de insan odağından ayrılmadan sürdürülebilir büyümeyi önceliklendirmeyi, dijitalleşme yatırımlarımızı arttırmayı hedefliyoruz.
Ülkemizin sürdürülebilir büyümesinin öncelikli hedeflerinden biri olan Türk lirasına değer katma stratejisini en iyi şekilde yürütmemiz gereken yeni bir döneme girdik. Türkiye Finans olarak likidite yönetiminin daha da önem kazandığı bu dönemde, yılın ilk çeyreğini Türk lirası likiditemizi iyileştirerek tamamladık. Bu yılın ilk çeyreğinde hayata geçirdiğimiz Âlâ Bankacılık yaklaşımımız da bizi yeni döneme hazırlayan en iddialı yatırımlarımızdan biri oldu. Yıllarca birikimleri için büyük emek vermiş ve iyi noktalara gelmiş müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak Âlâ bankacılık hizmetlerimizle müşterilerimize ve ailelerine yepyeni bir deneyim sunuyor, emeklerini ve özverilerini sunduğumuz ürün ve hizmetlerle takdir ediyoruz.
Birlikte kazanan ve paylaşanların hayata katılım bankası olarak, bu çeyrekte de müşterilerimize tasarruflarını değerlendirebilmeleri için yenilikçi birçok ürün sunmaya devam ettik. Bu sayede katılma hesaplarımızı bir önceki çeyreğe göre %22 büyüttük. Bol Kepçe gibi sukuk ile katılım hesaplarını bir araya getiren uygulamalar, E-Katılma hesabı gibi yenilikçi ürünlerle müşterilerimizin birikimlerini korumaya, geleceğe yatırım yaparlarken onların yanında olmaya odaklandık. Katılım finans sisteminin özünde olan reel ekonomiye yerinde katkı sağlama prensibiyle hem Hızlı Finansman bayi ağımızı genişlettik hem de bayilerimiz aracılığıyla sunduğumuz ürün çeşitliliğini artırdık. Diğer yandan Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’lerimize olan desteğimizi sürdürdük. Onlara, tüm ihtiyaçlarını tek bir noktadan karşılayabilecekleri avantajlı KOBİ masraf paketleri sunduk.
Ekonomide büyümenin beklendiği bir tabloda, katılım finans sistemi ile sektörüyle henüz tanışmamış yeni müşterileri bu sektöre kazandırmak noktasında bankamız öncü bir rol üstleniyor. İlk çeyreğin ihracat tarafında hareketli günlerin yaşandığı, umut vaat eden bir dönem olduğu gerçeğinden hareketle; dünya dış ticaret ağının merkezinde yer alan ülkemiz, ihracat yaparak büyümek isteyen şirketler için önemli fırsatlar barındırıyor.
Müşteri portföyümüzün önemli bir kısmını oluşturan ihracatçı şirketler ile olan yakın ilişkilerimizi güçlendiriyor; onların 7/24 yaşayan ihtiyaçlarına cevap vermeye devam ediyoruz. Türkiye Finans olarak sadece ihracatta değil ithalat tarafında da kuvvetli bir taleple karşılaştığımız ilk çeyrekte, geçen yılın toplam akreditif talebinin %40’ını gerçekleştirdik.
2020 yılını %55 büyüme ile kapatan ve pazar payını %1.33 artıran güçlü bir finans kurumu olarak bu yılın ilk 3 ayında geçen yılın aynı dönemine göre aktif büyüklüğümüzü %5 artırarak 85.7 milyar liraya çıkarttık. Zorlu koşullara rağmen ilk çeyrekte tüm segmentlerdeki müşterilerimize destek olmak önceliğiyle reel ekonomiye verdiğimiz finansman desteğini sürdürdük. Kullandırılan fonlarda yakaladığımız ivmeyi bu çeyrekte de sürdürerek milli ekonomiye sağladığımız desteği %4 artışla 49.8 milyar liraya ulaştırdık. Toplanan fonlarda ise bu artış bir önceki yılın ilk çeyreğine göre %8 olurken, fon tutarı 62.1 milyar lira olarak gerçekleşti. Yılın ikinci çeyreğinden sonra normalleşmeye geçiş ve ertelenen taleplerin birikmesiyle milli ekonomide ve sektörümüzde kuvvetli bir toparlanma bekliyoruz.
Türkiye’nin en büyük ilk 10 bankası arasına girmeyi hedefleyen bir kurum olarak sürdürülebilir, kârlı ve insan odaklı büyüme stratejimizle yolumuza devam edecek; sektörümüze ilham veren öncü ve yenilikçi vizyonumuzla katılım finans sistemine ve ülke ekonomisine değer katmayı sürdüreceğiz.“

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir