İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“İslam ekonomisinin temeli, adalet ve paylaşımdır”

İstanbul İktisatçılar Derneği (İKDER) ve İstanbul Üniversitesi iş birliği ile Prof. Dr. Sabahaddin Zaim anısına düzenlenen “11. Uluslararası İslam ve Ekonomi Sempozyumu” İÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sempozyumda, ana tema olarak “Sürdürülebilir, Adil ve Paylaşımcı Bir Türkiye Ekonomisi Modeli” başlığı altında, İslam ve ekonomi alanında birçok başlık ele alındı. 
Açılış konuşmasını yapmak üzere söz alan İKDER Başkanı Mustafa Bolat, konuşmasına program ortağı olan İstanbul Üniversitesi yönetimine, sağladığı ortam ve imkân sebebiyle teşekkür ederek başladı. Bolat, İKDER olarak ilk günkü heyecanla çalışmalara devam ettiklerini belirterek, projenin takibi için alanında uzaman isimler ile izleme heyeti oluşturulduğunu söyledi. “Değerlendirme toplantıları ve iki izleme raporu sonrası 2 Kasım’da yine üniversitemizin doktora salonlarında sivil toplum kuruluşlarımızın, kurumlarımızın, sponsorlarımızın temsilcileri ve akademisyenlere ve bu alanın sevdalılarına, çalıştayımız ile model çalışmaları sunulmuş ve modeller müzakere edilerek bugünkü sempozyumda sunulacak hale getirilmiştir” diyen Bolat, bugünkü sempozyumda iktisat tarihi, iktisadi büyüme ve kalkınma, finansal piyasalar ve sosyal politikalar alanında uzman ve yetkin akademisyenler koordinatörlüğünde geliştirilmiş model önerilerini, ulusal ve uluslararası uzmanlar ve ekonomik paydaşların müzakeresine sunduklarını belirtti. Bolat, “Bu çalışmadaki amacımız; sistemin aksayan yönlerini yamayarak tamir etmeye yönelik bir çalışma yapmak değildir, adil ve paylaşımcı şekilde hareket ederek ekonomik sıkıntılar ile bunalan dünyamıza sürdürülebilir ama aynı zamanda uygulanabilir alternatif modeller ve çıkış yolu sunabilmektir” dedi.

“İslam Ekonomisi Derin Tarihsel Köklere Sahiptir”

İKDER Başkanı Mustafa Bolat’ın ardından söz alan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, sempozyumun, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunun güçlü ve zayıf yönlerinin tespit edilerek analiz edilmesi, teorik ve pratik yönleri ile iktisadi sistemin işleyişinin yeniden ele alınması ve sürdürülebilir, adil ve paylaşımcı niteliklere sahip bir Türkiye ekonomisinin, bugünü ve geleceğine yönelik rasyonel ve uygulanabilir model önerilerinin geliştirilmesi konularına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Prof. Dr. Ak, İslam ekonomisinin derin tarihsel köklere sahip olduğunu söyleyerek “İslam Ekonomisi, İslam hukukunun iktisadi tarafı ile meşgul olan, özünde normatif ama pozitife dayanak ve maslahatlara dayanan bir sosyal bilim dalı olan iktisat biliminin bir alt dalı olarak kabul edilmektedir. Buna göre, İslam’ın ekonomi alanındaki düzenlemeleri “İslam Ekonomisi’ni teşkil etmektedir” dedi. Tüm dünyada görülen temel sorunların başında yoksulluk, enflasyon, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve işsizlik gibi konuların önemli yer tuttuğunu söyleyen Prof. Dr. Ak, İslam coğrafyası açısından düşünüldüğünde adalete, üretim ve paylaşım noktasında kaynakların adaletli dağılımına ve adil fırsat eşitliğine dayalı bir anlayış üzerinden yeni bir evrensel ekonomik sistem arayışının önem arz ettiğini dile getirdi. “Sürdürülebilir bir iktisadi büyüme ve dünya piyasalarında rekabet edebilecek şekilde yenilikçi üretim modellerini uygulayabilmek için sosyal refahın olması ve insanların huzurlu bir şekilde yaşaması ve çalışması gerekir” diyen Prof. Dr. Ak, bugün tüm dünyada mevcut ekonomik sistemlerin ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Ak, “Bugüne kadar dünyada, kalkınma alanındaki küresel, siyasal kurumların hiçbirisi adaletli bir ekonomik düzenin kurulabilmesi noktasında tam olarak başarı gösterememiştir. Bu durum birçok uluslararası finans kuruluşunun kendini yeniden gözden geçirmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır” diyerek “Bu noktada İslami iktisada uygun, daha insani, adil, katılımcı ve eşitlikçi bir model üretebilir ve bu modeli tüm insanlık için adapte edilebilir ve uygulanabilir bir hale getirebiliriz” şeklinde konuştu.

“İnsanların En Büyük İhtiyacı Adalet”

Prof. Dr. Ak’ın ardından Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Prof. Dr. Halis Yunus Ersöz söz aldı. Sürdürülebilir adil bir yapının kurulmasının zorunluluğundan bahseden Prof. Dr. Ersöz, “Bugün insanların en büyük ihtiyacı adalet. Dünyanın her tarafında bugün mazlumlar, mağdurlar Türkiye’den yardım bekliyor. İslam ekonomisinin temeli gerçekten adalet ve paylaşımdır. Adaleti temel edemediğimiz sürece, paylaşım sistemini düzenli kuramadığımız sürece insanların huzur bulması mümkün değildir” dedi. Ekonominin inançlardan ve değer yargılarından etkilenen bir unsur olduğunu belirten Prof. Dr. Ersöz, “Gerek modern ekonomi gerek İslam ekonomisi, kişilerin inanç ve değerlerini, ekonomik dağılım, tutum ve davranışlarını biçimlendirmektedir. Buradan şunu çıkartabiliriz ki; Müslümanca yaşayan bir toplumda İslam Ekonomisini uygulama, İslam Ekonomisi Hukuku ve şeriatını hayata geçirebilmek mümkün olabilecektir” diyerek “Ne kadar Müslümanca yaşayan bir topluma erişebilirsek o kadar İslam Ekonomisi unsurlarını hayata geçirebilmek söz konusu olabilecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Sempozyumda iktisat tarihi alanından güzel örneklerin konuşulacağını belirten Prof. Dr. Ersöz, “Finans ve faiz alanında, modern iktisadi sistemler içinde bütün kötülüklerin anası olan faize alternatif bir ekonomik yapıyı kurmak, belki de dünyanın muhtaç olduğu en önemli unsurlardan bir tanesi” dedi. Prof. Dr. Ersöz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün arkadaşlarımız değerli fikirlerini sunacaklar. Sosyal politikada kar paylaşım modellerini, vakıfları, kooperatifçiliği ele almak ve zekâtın devlet yönetiminde toplanmasına yönelik birtakım tartışmaların burada gündeme gelecek olmasını önemli buluyorum. Bu başlıklar içinde, çok daha ayrıntılı bir modelin ortaya çıkmasına yönelik ilk adımların atılmasını temenni ediyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından sempozyum tebliğ ve oturumlarla devam etti.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir