İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Adam gibi adam olmak Adnan bey’den öğrenilmeli”

19 Ekim 2009 günü aramızdan ayrılan katılım bankacılığının duayen isimlerinden ve Albaraka Türk eski genel müdürü Adnan Büyükdeniz’i vefat yıldönümü olan 19 Ekim akşamı saat 19:30’da Marmara Üniversitesi İlahiyat Faükültesi Dr. Reşat Küçük sahnesinde Albaraka Türk ile birlikte tertiplediğimiz anma gecesinde dostlarıyla birlikte yad edeceğiz. Program öncesi Büyükdeniz’i ve ideallerini daha yakından tanımak için ailesinin ve sevenlerinin dilinden Büyükdeniz hakkında söylenenleri sizlerle paylaşacağız. www.dunyabizim.com sitesinin Büyükdeniz’in özel sektörden bankacılığa transfer ettiği ve üniversite yıllarından onu tanıyan Albaraka Türk Katılım Bankası genel müdürü Melikşah Utku ile yaptığı röportajı yayınlıyoruz.

“Adnan Bey’le nasıl ve ne zaman tanışmıştınız?

Ben Adnan Ağabey’i ilk üniversitede okuduğum yıllarda tanıdım. O zamanlar mühendislik okuyordum gerçi, ama aklımda hep iktisat vardı. Onu, şu anda hatırlamıyorum, bir yerde dinlemiştim. Muhtemelen ne söylediğinden ziyade, nasıl söylediği, duruşu, konuşması, vakarı etkilemişti beni. O günden sonra benim kafamdaki iktisatçı modeli Adnan Büyükdeniz oldu. Daha sonraları MÜSİAD’ın yıllık ekonomi araştırma raporlarını çıkaran ekipte birlikte çalıştık onunla. Sonra 2003’te Albaraka Türk’e genel müdür oldu. Beni birlikte çalışmaya davet etti. O tarihte benim kendi şirketim vardı, yazılım ve tekstil işiyle uğraşıyordum. Benim için önemli bir karardı. Neticede önümde duran birkaç alternatif daha vardı. Ama Adnan Büyükdeniz’de karar kıldım sonunda ve Albaraka Türk’te Genel Müdür Danışmanı olarak göreve başladım. Tabii olarak onun beni o ilk anda etkileyen duruş ve vakarının arkasını ne ölçüde doldurduğunu bundan sonra anlamaya başladım.

Nasıl bilirdiniz?

Çok yönlüydü; şiirden fotoğrafa, ekonomiden siyasete birçok konuda derinliğe sahipti. Buna karşılık çok mütevazıydı. Yanında boş laf etmekten utanırdınız. Hastalığı sırasında bile kimi zaman odasına gider ve bir sohbet konusu açardım. Bu sohbetlerin her biri dolu dolu olurdu. Ders anlatırken, bankada toplantıdayken, fotoğraf çekerken, her ne yaparsa yapsın, yaptığı işi aşk ile, şevk ile yapardı. Kötü bir huyum var: Çok çabuk unuturum. Adnan Büyükdeniz’i unutamıyorum, özlüyorum.

Katılım bankacılığına katkıları bağlamında neler söylemek istersiniz?

Tabii benim katılım bankacılığına katılımım oldukça geç bir dönem. 2004 yılına gelindiğinde Adnan Büyükdeniz Türkiye’de katılım bankacılığının gelişimi için zaten çok şey yapmıştı bile. Bir taraftan analitik zekâsıyla katılım bankacılığının birçok alanında altyapıların gelişmesi için önemli katkılar yapmıştı. Diğer taraftan da dünyaya Türkiye’yi ve Türk katılım bankacılığını tanıtmak için koşuşturuyordu. Çeşitli uluslararası kuruluşlara gidiyor, anlatıyor, bağlantı kuruyordu. Daha katılım bankaları özel finans kurumu adıyla anılırken ve uluslararası bankacılık sistemi Türk katılım bankalarını pek kabul etmek istemezken, onlarca banka ziyareti yaparak birçok bankanın Türk katılım bankaları ile çalışmaya başlamasını temin etmişti. Dünyanın farklı coğrafyalarında kurulan katılım bankalarında yönetim kurulu üyelikleri vardı. Ben birlikte yaptığımız seyahatlerde uluslararası camiada ona yönelik ciddi bir teveccühün olduğunu gördüm.

Sizce en bariz vasfı neydi?

Hiç kuşkusuz gerisinde saf bir mütevazılık olduğunu hemen anladığınız, vakur duruşu vardı.

Hayatından yöneticiler ve yönetici adayları ne gibi dersler çıkarmalı?

Adam gibi adam olmak öğrenilebilir bir şey olsa, toplum bunu Adnan Büyükdeniz’den öğrenmeli derdim. Dinlemeyi, ama gerçekten dinlemeyi bilirdi. Onun hiçbir zaman önyargıyla dinlediğini görmedim, danışır, değerlendirir ve ikna olduğunda fikrini değiştirirdi. Bunlar basit gibi görünüyor, ama sanırım çoğumuzun ihmal ettiği önemli yöneticilik becerileri.”

Kaynak: www.dunyabizim.com

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir